Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

VE ERMEN? D?ASPORASI KONU?TU - 'TÜRK?YE'DEK?LER DAHA ERMEN? KALDI!'

Ece TEMELKURAN
21 Kasım 2006 - Milliyet

.FÍğ`="justify">'Ya sev ya terk et!' Dil öyle bir de?i?ir ki bir gün, o slogan bile bizim olur. Hep beraber ya?amak isteyenlerin, ba?ka bir dünyan?n mümkün oldu?unu söyleyenlerin olur, o en kendinden ba?ka kimseyle ya?amak istemeyenlerin slogan?.  "Ve diaspora konu?uyor" yaz? dizisi, hayaletlerin çocuklar? üzerine, ya?ayanlar?n art?k konu?mas? için yapt???m?z bu dizi sürerken, elbette tepkiler ve destek mektuplar? geldi. Tepki mektuplar?ndan k?ymetli olanlar? "Ama biz de öldürüldük" diye ba?l?yordu.
Do?rudur, onlar da anlat?lmal? bir gün. Suçlana suçlana ac?s? gayr? me?ru ilan edilmi? insanlar da konu?mal?, do?rudur. Destek mektuplar?ndan ise bilhassa do?u illerinden gelenlerden baz?lar? vard? ki, nicedir saklanm?? bir kayb?n yas?n? tel tel, uzun uzun çözer gibiydi. Saçlar?n? taraya taraya a?layan kad?nlar gibi...
Kim bilir belki de siz, t?pk? benim Paris'e gitmeden önce söyledi?im gibi, "Bu konunun bizimle ne ilgisi var? Niye bir ?ey hissetmeliyiz ki?" diyorsunuzdur. Ben de öyle derdim, geçmi?te birtak?m iktidarlar?n yapm?? oldu?u bir kötülük niye bana bir ?ey hissettirsin ki? Ama dü?ünelim biraz, dü?ünmeye cesaret edelim.
?imdi bugün Hutular Afrika'da Tutsileri kesse ne fena oluyor içimiz. Nazi toplama kamplar?n? gösteren filmleri izlesek ?imdi bazen izleyemeyecek kadar fena oluyoruz. Çeçenya'da, ac?s?ndan karanl??a bürünmü? dul kad?nlar kocalar?n?n intikam?n? almaya yemin ederken donuyor kan?m?z. Filistin'de ac?dan yol yol olmu? yüzleriyle çocuklar ta?lar? f?rlatt???nda, Irak'ta kad?nlar y?k?lm?? evlerinin önünde buz keserken, Lübnan'da bombalar?n alt?nda beklerken çocuklar... Hepsine bir ?ey hissediyoruz da bu konuda neden bir ?ey hissetmiyoruz? Tuhaf de?il mi?

Ölülerimiz pazarl?k konusu
Birileri bize uzaklardan diyor ki, "Bizim anneannelerimiz, dedelerimiz yok oldu bu topraklarda." Hep "suç" bizden uzakla?s?n diye mi dinlemiyoruz onlar?? Suçlanmaktan yorulmu? olmak m? bize uzak k?l?yor eski karde?lerimizin ac?s?n??
Bir de dü?ünürseniz onlar?n bize gösterildi?i gibi olmad?klar?n?... Paris boyunca gördük ki ne diaspora yekpare ve homojen, öfkeden müte?ekkil bir gövde ne de biz orada gösterildi?imiz gibi suçlanmaktan korkup konu?may? reddeden insanlar?z. Üstelik iki taraf?n da kendisiyle ilgili bilmedi?i, görmedi?i, görse bile söylemeye cesaret edemedi?i ?eyler var hâlâ. Daha da fenas?, d??ar?dan "bizi" izleyenler, Ermenileri ve Türkleri bilmiyorlar, hâlâ iki taraf?n da içi yana yana akl?n?n arkas?ndan geçirdiklerini. Ölülerimizi, iki taraf?n da ölülerini böylece pazarl?k konusu ettiriyoruz Avrupa'n?n diplomasi masalar?nda.
Ne olacak peki? Devletler bildi?ini okur, diplomasi hep kendine göre. Ama, halklar?n yapmas? gerekenler var ?imdi. Sonra devletlerinin yapacaklar?n? etkilemek üzere yapmalar? gereken ?eyler var halklar?n. ?öyle...

Çiftetelli Ermenico
Fena halde kli?edir fakat anlatmak isteyip de anlatamad?klar?m?z? biz, bu topraklarda ya hep beraber halay çekerek ya da hep beraber a?layarak hallederiz. Ki diaspora da Anadolu'dur, söylemek gerek. Ve ?imdi bu yaz? dizisiyle beraber a?laman?n yolu bir arpa boyu aç?ld?ysa ne ?ahane. E?er öyle ise ?imdi de halayda bir arpa boyu yol gitmek laz?m diye bu yaz? dizisini "soyk?r?m tart??mas?"yla hiç ilgisi olmayan bir rak? ak?am?yla, bir Ermeni meyhanesinde, "Çiftetelli Ermenico" ile bitiriyoruz. Marten Yorganz söylüyor: "Hopa hopa ?inanay ?inanay naay/ ?inanay yavrum ?inanay naaaaay!"
Bir gün bu topraklar? ba?tan sona, en kli?esinden olsa bile, bir halayla beraber geçebilmek üzere...

***

 
"Tabii ki Yeni Rak? can?m, ne olacak?"
Foto muhabiri arkada??m Yurtta?'la can?m?z ç?km??. Yurtta?'?n boyu uzun, oteldeki yata?a s??m?yor bir türlü, biz genel olarak Paris'e s????am?yoruz. "Cafe"ler s?k???k, yollar s?k???k, taksilerde s?k???yoruz, vesarie. S?k???k s?k???k, deli gibi çal??arak alt? gün geçmi?. Do?ru dürüst yemek yememi?iz alt? gün, unutkanl?k. Can?m?z da s?kk?n ikimizin de. Ve hiçbir ?ey istemiyoruz art?k, bir ki?i görmek bile.

'Memleket diye a?laya a?laya'
Ama i?te o s?rada, Paris'in orta yerinde, bir kap? aç?l?yor, rak? bardaklar? masaya konuyor. Marten Yorganz'?n i?letti?i meyhanesindeyiz. Biz bekliyoruz art?k, Arak m? ç?kacak, Uzo mu diye.
Ve Marten Yorganz hayretle bak?p yüzümüze, nas?l böyle ?eyler dü?ünebilece?imize, "Elbette" diyor, "Tabii ki Yeni Rak? can?m, ne olacak? Ne bekliyordunuz ki?"
Biz bu kadar Anadolu olmas?n? beklemiyorduk diasporan?n... Demiyoruz tabii. Marten Yorganz diyor, o anlat?yor:
"Ne alakas? var 6-7 Eylül'ün, 'soyk?r?m'?n filan! Ben Paris'e Johnny Halliday olmaya geldim!"
Marten, y?llar önce Cem Karaca'n?n ikinci oldu?u Hürriyet Alt?n Mikrofon Yar??mas?'nda "Blue Boys" (Mavi Çocuklar) grubuyla birinci olmu?:
"Türkiye'de süper hayat?m vard?. K?zlar üzerime z?plard?. Buraya geldik. Ne atlayan var, ne hoplayan!"
Yorgunluktan soru sorma yetene?imi büyük ölçüde kaybetti?imden olacak, nereden geldiyse akl?ma "Askerlik yapt?n?z m??" diye soruyorum durup dururken. Neyse ki Marten'in cevab? güldürüyor hepimizi:
"Ben Paris'te yapt?m askerli?i!"
Nas?l yani?
"A?laya a?laya, memleket diye a?laya a?laya Paris'te askerlik yapt?m say?l?r."
Niye a?lad? sizce Marten?
"Bir sevgilim vard?. Çok sevmi?tim. Onu b?rak?p geldim Türkiye'de."
Gördü mü bir daha o eski sevgiliyi?

'Özledim Adalar'?, Modalar'?'
"O de?il de... ?imdi art?k hepimizin hayatlar? ba?ka ne de olsa... Türkiye'ye gitme hevesi geldi birkaç y?l önce. Özledim Adalar'? Modalar'?. ?i?li Kulübü davet etti, gittim. Ne güzeldi. Çok iyi gördüm ?stanbul'u. Dedim ki Türkiye'yi AB'ye alsalar da daha da güzelle?se Türkiye."
Biraz ciddi konu?ma çabas? gösteriyorum bu s?rada. Diyorum ki, "Burada m? daha çok Ermeni hissettiniz kendinizi?"
Marten ne cevap veriyor:
"Hay?r. Türkiye'de daha çok öyle hissediyordum. Burada ne kilise var do?ru dürüst ne okul. Türkiye'dekiler daha Ermeni kalm?? bana göre."
Malum yasa için, "Ba??ra ça??ra hiçbir ?ey olmaz" diyor Marten, "Ben nas?l sevmeyeyim ?stanbul'u?" diye soruyor sonra akl?na dü?üp, "Oradakiler benim arkada?lar?m!"
Sonra dertlenip "Yahu bir çare bulsunlar bu i?lere de kafam?z rahat etsin!" diyor.
Ard?ndan kendi yöntemini aç?kl?yor Marten:
"Ben istemiyorum ama Türklerin 'Lanet olsun, soyk?r?m? kabul ettik' demesini. Olacaksa iyi bir ?ekilde olsun. Ama ben müzisyen adam?m, politikayla ilgili ?eyler (kulaklar?n? gösteriyor) buradan giriyor, buradan ç?k?yor."

'?inanay yavrum ?inanay'
Bizim de kulaklar?m?za girmi? olanlar o anda art?k terk edip gidiyor. Marten, mikrofonu eline al?yor, her gece kendi meyhanesinde yapt??? gibi söylemeye ba?l?yor:
"Bende olan kalbi ba?kalar?nda unuttun..."
Sonra s?ra oyun havalar?na gelince, Ermenice ve Türkçe, bir kad?n? kald?r?yor aya?a, sonra da beni, zorla. Kad?nla Frans?zca iki üç kelime ediyoruz ve son nakaratta Anadolu dilinde gülüyoruz birbirimize:
"?inanay yavrum ?inanay naaaay!"
Rak? ve oyun havalar? galiba bizim gibi Anadolulular için dünyan?n neresinde olursa olsun durumu netle?tirip hep son noktay? koyuyor. ?nsan?n, hepimiz için, Kürtler, Ermeniler, Süryaniler, Türkler için "Aferin bize!" diyesi geliyor. Böyle oldu?umuz için, ba?ka türlü olamad???m?z için...

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »