Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

TAR?HÇ?LER SUSMANIN DUVARINDA DEL?KLER AÇIYOR

Talin SUCİYAN
23 Kasım 2006 - Bianet

!â'à0="justify">Bir sava? alan? olarak haf?zayla bir bar?? alan? olarak susma duvar?ndaki delikler. Zor tart??malar?n oda??ndaki tarihçiler, konferansta kendi ülkelerindeki suskunluk duvarlar?na yeni delikler açt?lar, böylece duvar biraz daha "delik de?ik" oldu. Susmaya ?artlanm?? bir haf?za, a??rl?klar?ndan kurtulabilir, ac?l? bo?luklar?n? doldurabilir mi? Unutturulmaya ?artlanmak, konu?turulmamak, gerçe?in söylenmemesinin daha hay?rl? oldu?unu savunmak sonunda korkutulmu? yalanc?lar toplumu mu yarat?r? Toplumlar unutmak ve hat?rlamak üzerinden sonsuza dek sava?abilir mi?

"Ele avuca gelmeyen travma"

Geçen hafta 17-18 Kas?m tarihlerinde Bilgi Üniversitesi ve Goethe Enstitüsü "Karanl?k Geçmi?, Tarihsel Profesyonellik ve Kamuoyu" ba?l?kl? bir konferans düzenledi. Konferans?n dikkat çekici yönü Türkiye, Yunanistan, Almanya ve ?srail'den bilim insanlar?n?n kendi toplumlar?nda konu?ulmas? zor olanlar? konu?malar?yd?.

Konferans?n bilimsel düzenleyeni Doç. Christoph K. Neumann, verili zaman k?s?tl?l???nda birbirinin aynas? olan ülkeler seçmeye çal??t???n? söylerken "Megali Idea'n?n bozguna u?ramas? Yunanistan'da problemli bir ?ey, ?srail'de Nakba olarak 1948 de öyle. Türkiye'de her ne kadar 6-7 Eylül gibi konular konu?ulsa da laf dönüp dola??p Ermeni meselesine geliyor, çünkü ülkenin ele avuca s??mayan travmas? bu" diyordu.

Dinleyenlerin sorular?n? özellikle Ermeni meselesi üzerinden sormas?, bu konuda daha çok konu?ulmas? gerekti?inin kan?t?yd?.

Atina Panteion Üniversitesi'nden Prof. Anastasia Anagnostopoulou ve Ileana Moroni, Yunanistan'da konu?ulmas? zor olan iki konu üzerine konu?tular.
Anagsnostopoulou, 1919-1922 aras?nda ?stanbul'daki Rum Patrikhanesi'nin "Megali Idea"y? kendi iktidar?n? korumak için üstlenmesi sürecini anlat?rken, Moroni Yunan milliyetçi tarihyaz?m?nda 6-7 Eylül Olaylar?'n?n nas?l "Konstantinopolis'in ?kinci Dü?ü?ü" olarak yerini ald???n? aç?klad?.

Moroni, K?br?s olaylar?n?n, 1922'yle ayn? potaya kondu?unu ve Helenizm fikrini yenilgiye u?ratan olaylar dizisinden biri olarak alg?land???n? ifade etti.

YÖK'ün günlük sirkülerleri ve akademik özgürlük

Sabanc? Üniversitesi'nden Prof. Halil Berktay "?zmir Yang?n? ve Ermeni Soyk?r?m? Konusunda 'Diktatörlü?ün Moral Ortam?': Mitleri Devam Ettirmek, Bilimselli?i Kötülemek ve Kamusal Alanla Söylemi Tekel Alt?na Almak için Teknolojiler" ba?l?kl? sunumunda, Richard Overy'nin "Diktatörlü?ün Moral Evreni" adl? kitab?n?n çizdi?i teorik çerçevenin Türkiye'de ya?ayan ayd?nlar?n, sosyal bilimcilerin her gün ya?ad?klar? bask? ve ikna ortam?n? aç?klamakta yararl? oldu?unu söylüyor.

Berktay'a göre Türkiye, bu kitapta yer ald??? anlam?yla bir diktatörlü?ü hiç ya?amam?? olsa da, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) ya da D??i?leri Bakanl???'n?n her gün Yüksek Ö?retim Kurulu (YÖK) arac?l???yla üniversitelere gönderdi?i sirkülerler, bu sirkülerlerin gere?inin yap?lmas? yükümlülü?ü, devlet üniversitesinde görev yapan ö?retim elemanlar?n?n çal??t?klar? al???lm?? bask? ortam?n? olu?turuyor.

Berktay, "Ö?retim üyelerine Ermeni sorununa ili?kin uydurma iftiralar? cevaplamak için ne tür görevler verildi?i soruluyor.(...) Dü?ünün bir, 22 ya??nda bir lisans ö?rencisisiniz, lisansüstüne geçiyorsunuz, sürekli bir bask? ortam?ndas?n?z ve 20-30 y?l böyle bir akademik atmosferde ya??yorsunuz, diktatörlü?ün ahlaki evreninden ba?ka ne olabilir bu? (...) Bu sirkülerleri gönderen insanlar, bu belgelerin ulusal ç?karlara uygun ara?t?rma kavram?na tamamen yabanc? birinin eline geçece?inden hiç endi?e etmezler" diyor.

Üniversitelerin senatolar?n?n Ermeni sorunu ya da K?br?s sorunu gibi konularda toplan?p kararlar ald?klar?n? ve bunlar?n hiç de çözüme yönelik kararlar olmad???n? söyleyen Berktay, bu daimi bas?nç ortam?n?n gazetelerde, televizyonlarda yer bulmasa da ö?rencilerin ve ö?retim üyelerinin ya?ad??? günlük hayat oldu?una dikkat çekti.

Berktay, otoriteryan devletçi gelene?in kurulmas?nda "?ttihatç?l?k"?n önemini vurguluyor ve do?ru bildi?ini söylememeyi tercih eden, bunu da toplumsal yarar ad?na yapman?n sonunda korkutulmu? yalanc?lar toplumu yaratt???n? söylüyor.

"Haf?za varoldukça kay?p devam eder"

Bilgi Üniversitesi'nden Doç. Christoph K. Neumann, "1915 Hakk?nda Konu?mak, Susman?n Duvar?nda Delikler Var m??" ba?l?kl? konu?mas?nda sessizlik duvar?n?n ayr?nt?larda ?ekillendi?ini belirterek, "Herkes Ermenilerin 1915'te evlerinden sürüldü?ünü kabul ediyor; fakat suçun devam? kayb?n devam?yla ilgili. Haf?za varoldukça kay?p devam eder. Kay?p tazmin edilmedi, edilemez de" diyor.

Yas ve kay?p üzerinden daha çok çal??malar yap?lmas?n?n önemini vurgulayan Neumann, ?u ana kadar ya?anan süreçte ortaya ç?kan literatürün daha çok nostaljik nitelikli çal??malardan olu?tu?una dikkati çekiyor.

?srailli Siyonistlerin ve Filistinlilerin çat??mas?: Haf?za

Haifa Üniversitesi'nden Prof. Mahmoud Yazbak, "Geçmi?in Karanl?k Günleri: Nakba" konulu konu?mas?nda, ?srailli Siyonistlerle Filistinliler aras?ndaki temel çat??ma noktas?n?n haf?za oldu?unu söylüyor.

Yazbak, 1948'de ?srail tarihi Filistin'in yüzde 78'i üzerine kurulurken, 800 bin Filistinlinin mülteci konumuna dü?tü?ünü, 531 köyün ve 11 kentsel mahallenin yok edildi?ini hat?rlatt?: "?srail Yahudiler için bir devlet olarak kurulurken, Filistinliler için yurtlar?ndan olmak ve Ortado?u'nun çe?itli ülkelerine da??lmak anlam?na geldi; yüz binlerce Filistinli halen Suriye, Lübnan, Irak, Ürdün, Bat? ?eria ve Gazze'de mülteci kamplar?nda ya??yor"

?srailli Yahudi tarihçi ?lan Pappe'nin yeni kitab? "Filistinlilerin Etnik Temzili?i"ne de?inen Yazbak, Pappe'nin, "ac?l? tarihe yap?lacak yolculu?un daha iyi bir gelecek yaratmak için hem ?srailliler hem de Filistinliler için gerekli oldu?unu" söyledi?ini aktar?yor.

Bir sava? alan? olarak haf?za ile bir bar?? alan? olarak susma duvar?ndaki delikler. Zor tart??malar?n oda??ndaki tarihçiler, kendi ülkelerindeki suskunluk duvarlar?na yeni delikler açt?lar, böylece duvar biraz daha "delik de?ik" oldu.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »