!â! "="justify">
Önceki gün bir meslekta??m çal??t??? gazete ad?na benimle mülakat yap?yordu. "Türkiye'nin bugünkü durumunu nas?l tan?mlad???ma" ili?kin bir soruya "toplumsal cinnet hali" kar??l???n? verdim.
Ertesi gün, yani dün, bir gazetede "Türkiye ç?ld?r?yor" ba?l??? alt?nda bir haber okudum. "10 Ekim Dünya Ruh Sa?l??? Günü" çe?itli etkinliklerle kutlan?yormu? ve bu vesile ile Türkiye'ye ili?kin baz? rakamlar da ortaya dökülmü?.
Buna göre, istatistiki olarak Türkiye'de ya?ayan her "be? ki?iden biri"nin "ruh sa?l??? bozuk." 2000 y?l?nda 11 milyon ki?iye "ruh sa?l??? bozuk" te?hisi konmu?ken, bu rakam, 2006 y?l?nda 15 milyona ula?m??. Muazzam bir rakam. Bu rakam, Filistin, Lübnan ve ?srail'in toplam nüfusundan daha fazla.
Türkiye'de 7 milyon 500 bin hasta "suç potansiyeli" ta??yormu?. Her on ki?iden birinden daha fazla yani. "Acil müdahale edilmesi gereken" hasta say?s? ise yine milyonlarla ifade ediliyormu?. 750 bin vatanda??m?zda "?izofreni" bulunuyormu?. Psikiyatrist Dr. Arif Verimli, "Bu hastalar?n çok büyük k?sm? tedavi edilmemekte, böylece mahallelerde ve köylerde köy delisi, mahalle delisi gibi adland?r?lan ve a?a??lanan bir kitle olu?maktad?r" diyor.
Bu rakama, "siyaset adam?, asker, akademisyen, bas?n mensubu, ara?t?rmac? yazar vs." gibi sayg?n mesleklerin mensuplar?n? ilave etmiyoruz. Türkiye'de "?izofreni" ve "paranoya" te?hisi konulmadan, normal muamelesi görenler ama asl?nda muayene edilse, pekala "ruh sa?l??? bozuk" ç?kacak olanlar? da eklersek, yukar?daki oranlar çok yükselebilir. Mesela, "Sevr Sendromu"nun bir "ruh sa?l??? bozuklu?u" olarak yukar?daki istatistiklere dahil edilmedi?inden eminim.
"Metal F?rt?na", "?u Ç?lg?n Türkler" vs. cinsi kitaplar?n sat?? rekorlar? k?rd???na, televizyonlar? ö?le saatlerine dek aç?k tutanlar?n herhangi bir kanalda, ya zil tak?p oynayanlar? veya kafay? yemi?lerin stüdyoya dolu?tu?u "aile programlar?" izledi?ine bak?ld???nda; siyasi tart??ma programlar?n?n ise bir sürü deli saçmas?yla, bir bardak suda f?rt?na kopartarak ate?li kap??malara sahne oldu?unu, izleyicilerin evlerinde bu "gladyatör dövü?ü"nü garip bir hazla seyrettiklerini hesaba katt???m?zda, Türkiye'de "be? ki?iden birinin ruh sa?l??? bozuk" tespitinden büyük mutluluk duymam?z gerekiyor. "Gerçek oran"?n çok daha yüksek olmas?ndan korkulur.
***
Böyle bir "toplumsal olgu"nun siyaset sahnesine ve "siyasi alg?lamam?z"a yans?mamas? mümkün de?il. Avrupal?lar da, yang?na körükle gidiyorlar. "Ermeni soyk?r?m?n? inkar? hapisle cezaland?rma" yasas? ç?kartmak pe?inde ko?an Fransa ve Hollanda'n?n, "ruh sa?l???m?z"? daha da bozmas? kaç?n?lmaz gözüküyor. Ruh sa?l??? bozuklu?unun yans?d??? siyasi arenam?z o nedenle tam da ruh sa?l??? bozulmu?lara uygun ilk tepkiler veriyor. Örne?in, "Cezayir'de Fransa'n?n yapt??? soyk?r?m? hapisle cezaland?rma yasas?" ç?kartmay? dü?ünmek, oraya buraya "Cezayir soyk?r?m an?t?" dikmeyi tasarlamak gibi. Ucuz ve "ruh sa?l??? bozuk" say?s?n?n yüksek oldu?u bir ülkeden beklenebilecek misillemeler...
Cezayir Kurtulu? Sava??'nda 1954- 1962 aras? bir buçuk milyon Cezayirli hayat?n? kaybetti. Ermeni k?y?m?na ili?kin iddia edilen rakam gibi tart??mal? de?il. Kan?tl?. Kimsenin bu rakama itiraz? yok. Ve, Türkiye, o dönemde Birle?mi? Milletler oylamas?nda Fransa'n?n yan?nda yer ald?. Üstelik, Fransa, Cezayir'i bir Osmanl? topra?? iken zor kullanarak 19. yüzy?l?n ilk yar?s?nda "biz"den alm??t?. Fransa'n?n yan?nda durmamas? gereken tek ülke olacak ise, o bizdik ve biz, Fransa'n?n yan?nda durduk.
Turgut Özal, 1080'lerde Ba?bakan s?fat?yla Cezayir'e ilk giden Türk lideri olarak, Cezayir havaalan?na ayak basar basmaz, ilk i? olarak "özür" dilemi?ti. Turgut Özal'?n, Türkiye'deki malum çevrelerden ele?tiri alan o "özür"ü, Türkiye'nin Cezayir konusunda yapabildi?i tek yüz a?art?c? davran??t?r. fiimdi "misilleme mant???" ile davran?? neyin nesi? Fransa'n?n "yanl??" sayd???m?z bir uygulamas?na kar?? misilleme yapmaya kalk??t???m?z takdirde, z?mnen, bizim de "yanl?? yapmakta" oldu?umuzu ilan etmi? olmaz m?y?z?
***
Ba?ka yollar seçmeliyiz. En kestirmesi 301'i kald?rmak. Çünkü, Frans?z Ulusal Meclisi'nin yar?n oylayaca?? yasa tasar?s? Fransa'n?n 301'i.
Türkiye'de 301'in bir yorumu ?u: "Ermeni soyk?r?m? olmu?tur demek suç." Peki, Fransa ne demi? olacak? ?unu: "Ermeni soyk?r?m? olmam??t?r demek suç." Ne fark? var? Biz, 301 gibi bir Türk Ceza Kanunu maddesine sahip isek, Fransa'y? ne hakla, ne mant?kla suçlayabiliriz?
Fransa'y? hakl? olarak suçlayabilmek için, bizim Fransa'n?n sergiledi?i hatalar?n ayn?s?na sahip olmamam?z zorunlu. Ülkemizin hukuk sistemini ve yönetim tarz?n? "demokratikle?tirdi?imiz" ölçüde, sa?lam zeminler üzerinde durabiliriz.
Ancak kendini ele?tirebilen ve düzeltebilen bir toplumun, ba?kalar?n? ele?tirmeye me?ruiyeti ve gücü olur. "Demokratik" ve "aç?k ve saydam" bir toplumda, "ruh sa?l??? bozuk" insanlar?n oran? da bir hayli dü?er. Demokratikle?me, bize, sadece Fransa ve Türkiye'yi AB'nin d???nda tutmak isteyen çe?itli Avrupal?lara kar?? sa?lam "mücadele kozlar?" sa?lamakla kalmayacak, ayn? zamanda "toplumsal tedavimiz" için de ?art...