AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

â??SOYKIRIM DE??LD?â??

Norman STONE
29 Kasým 2006 - Weltwoche

.iÇà`="justify">Tarihçi Norman Stone, 1915/16 Ermeni katliam?n?n ne bir cihad ne de planl? bir tasfiye oldu?unu iddia ediyor. Türkler sava?tayd?lar, k??k?rt?ld?lar ve imparatorluklar?n? savundular. Geçen haftaki Weltwoche’de yer alan Hans Lukas Kieser’in soyk?r?m tezlerine bir cevap.

P¿ng>* Hans-Lukas Kieser’?n ad? geçen makalesi bu yaz?y? takiben a?a??da yer almaktad?r.


“Ermeni “soyk?r?m?” emperyalist bir komplodur.“ Bunlar, bir Türk Marksist olan, Do?u Perinçek’in sözleridir ve ad?geçen bunlar? ?sviçre’de söyledi. Özgürlükler ve ifade özgürlü?ü ülkesi olan ?sviçre, soyk?r?m inkar?n? cezaland?ran (halk taraf?ndan da onaylanan) bir yasa ç?kard?. Yasa asl?nda Yahudi soyk?r?m?n? inkar edenlere uygulanmak üzere formüle edilmi?ti. Yasada nelerin tam olarak soyk?r?m tan?mlamas? içine girdi?i ve hangi tarihi olaylar?n soyk?r?m olarak de?erlendirilmesi gerekti?i belirtilmiyor. Belli ki 1915 y?l?ndaki Ermeni katliam? bu tan?ma uyuyor ki Do?u Perinçek tan?m? ele?tiren konu?mas?ndan sonra polis taraf?ndan ifadesi al?nd?.

Polis ayr?ca, bir Türk tarihçisi Yusuf Halaço?lu’nun de?erlendirilmelerine de ilgi gösterdi. Bir tarih kurumunun ba??nda bulunan ve 1915 Ermeni sorunu üzerine kapsaml? bir inceleme yapm?? olan Halaço?lu,  ?sviçre’de, Anadolu’da Ermenilere kar?? Türkler taraf?ndan planl? bir yok etme eyleminin yap?lmad???n? söyledi:  Yüz binlerce Ermeni isyan nedeniyle sürüldü ve bunlardan ço?u açl?k veya hastal?k sonucu öldüler. Bu, kaynaklar? iyi tan?yan tarihçiler için  kabul edilen ya da en az?ndan ciddiye al?nan, makul bir tez. Ancak Ermeni “soyk?r?m?n?n” inkar?n? suç say?lmas?n? isteyen ve bunu bir ?ekilde sa?lamaya çal??an bir Ermeni diasporas? var. Profesör Halaço?lu olay?nda Interpol bile harekete geçirildi.

Eski bir Marksist olarak tan?nan Do?u Perinçek ile ben, ki bir zamanlar Margaret Thatcher için konu?malar yazd?m, siyasi olarak birbirimizden çok uzaktay?z, ancak Ermeni olay? konusunda onunla ayn? fikirdeyim veya en az?ndan soyk?r?m ithamlar?ndan ikna olmu? de?ilim. E?er Ermeni diasporas? olaydan bu kadar eminse, bunu uygun bir mahkemeye götürmelidir. Bunu hiç yapmad?lar ve baz? politikac?lar?, inkar ile ilgili yasalar sunmalar? için aldatmay?, ?a??rtmay?, taciz etmeyi ve rü?vet vermeyi tercih ettiler.

Hans Lukas Kieser, Die Weltwoche’deki yaz?s?nda, 1915 y?l?nda Ermenilere soyk?r?m yap?ld??? görü?ünü savunuyor. O zamanlar Ermeni halk?n?n neredeyse tamam?n?n Anadolu’dan sürüldü?ü ve belgelenmi? baz? katliamlar?n oldu?u do?rudur. Misyonerler ve diplomatlar bu olaylara ?ahit oldular ve bu konuda rapor yazd?lar. Ölenlerin say?s? ve nas?l öldükleri konusunda farkl? görü?ler vard?r. Osmanl? makamlar? taraf?ndan tutulan istatistiklere dayanan Yusuf Halaço?lu (ki Kieser çal??mas?na at?fta bulunmuyor), 550 bin ki?inin sürüldü?ünü ve bunlardan 50 bin tanesinin öldü?ünü, bunlar?n da yar?s?n?n öldürüldü?ünü söylüyor. Çok korkunç bir katliam, Erzincan yak?nlar?nda gerçekle?ti ve nehirler cesetlerle doluydu. Sürülenler sürgünde açl?k ve salg?nlar nedeniyle ölmü?lerdir. Kaliforniya’da profesör olan (Kieser taraf?ndan yine bahsedilmeyen) Stanford Shaw, rakam? 300 bin olarak belirtiyor. 300 bin rakam?n? bir hakaret olarak gören diaspora Ermenileri, Shaw’un evini yakmaya kalkt?lar. O zamanlar açl?k ve salg?nlar sonucu ölenlerin tüm Anadolu nüfusuna oran? neydi? Dörtte bir mi? Üçte bir mi? Bunu kimse bilmiyor.

1914 y?l?nda, Türkiye ile Rusya aras?nda sava? ç?kt?. Ruslar, Ermenilerin H?ristiyan dayan??mas?na güvendiler. Rus ordusunun hizmetinde dört adet Ermeni alay? vard? ve bunlar s?n?r? geçince, Van’daki Ermeniler ayakland?. Bunun üzerine Osmanl?, Anadolu halk?n?n be?te biri civar?ndaki Ermenileri sürmeye karar verdi. Bir ço?u öldü. Bu kas?tl? bir soyk?r?m m?yd? yoksa Suriye’ye “sürgün“ bu kelimenin anlatt??? anlam? m? ta??yor?

Bu konuda söylenecek bir çok ?ey vard?r. Bir çok Ermeni kurtulmu?tur. Kieser bahsetmiyor ama, ?stanbul ve ?zmir’deki Ermeniler sürülmemi?tir. Halep’tekiler ise sa? kalm??lard?r. Yahudi soyk?r?m? ile kar??la?t?r?l?rsa bu, Berlin, Viyana ve Frankfurt’taki Yahudilere dokunulmamas? gibi bir ?eydir. Hans Lukas Kieser, yaz?s?nda at?fta bulunmad??? Stanford Shaw’un Türk ba??ms?zl?k sava??n? anlatan be? ciltlik kitab?n? okumu? olsayd?, ne oldu?unu anlard?. Ermeniler sürüldü ve çok ki?i öldü. 1917 y?l?nda Anadolu’ya dönmelerine izin verildi. 1918 y?l?nda Ermenistan ba??ms?zl???na kavu?tu. Büyük Britanya ve Fransa’n?n deste?i ile Ermeniler, bugünkü Ermenistan’dan daha büyük bir ülke kurmaya giri?tiler (di?erlerinin yan?s?ra Batum, Erzurum ve baz? ?ehirleri istiyorlard?). Bunun yan?s?ra, bugün “etnik temizlik“ ad? verilen olay? gerçekle?tirdiler.

Harvard Üniversitesi’nin Osmanl? ?mparatorlu?u ve Çarl?k Rusyas? üzerine uzmanla?m?? genç bir tarihçisi bu olaylar? belgeledi (Kieser onun ara?t?rmalar?ndan da bahsetmiyor): Ermeniler, yeni Ermenistan’a yerle?mek için Türkiye’nin önemli ?ehirlerini terkettiler. 1920 y?l?nda Kuzey Ermenistan y?k?ld?. Bundan hemen sonra yüzbinlerce Güney Ermenistanl? Suriye, Lübnan, Tunus ve bizzat Fransa’ya kaçt?. Kuzey Ermenistan’?n yenilgisi, Ermeni tarihçi Richard Hovannisyan (Stanford Shaw’un eski bir çal??ma arkada??) taraf?ndan mükemmel ?ekilde tasvir edildi. Bana göre bu eserin dördüncü cildi bir klasik. Bu çok üzücü bir hikaye, çünkü ben Ermenilerin (ve Yunanl?lar?n) Türkiye’den kaybolmas?na üzüldü?ümde, Türkiye ile samimi olan herkes beni onaylayacak. Ancak Türklere kar?? dürüst olmak için, onlar?n “emperyalist bir komplo“ kurban? olduklar?n? ve Ermenilerin de buna alet olduklar?n? da söylemem gerekiyor.

Osmanl? yönetimi 1915’te, t?pk? Hitler’in Yahudilere yapt??? gibi, Ermenilerin kökünü kurutmak istedi mi? Princeton üniversitesinden büyük tarihçi ve ?slam uzman? Bernard Lewis, Le Monde taraf?ndan kendisine yöneltilen bu soruya do?rudan bir cevap vermekten kaç?nd?. “Bu, insan?n “soyk?r?m”dan ne anlad???na ba?l?“ dedi. Bunun üzerine Ermeniler taraf?ndan mahkemeye verildi. Kar??tlar?n?n temyize gitti?i davalar?n dördünü kazand?. (Bernard Lewis bugün doksan ya??nda ve ilk kez 1963 y?l?nda yay?mlanan Modern Türkiye Tarihi’ni bugün hala bulmak mümkün) Lewis be?inci davay? kaybetti ve insanlar?n duygular?n? incitti?i için, sembolik olarak bir frank ödemeye mahkum edildi. Gerçekler Bernard Lewis’e hak veriyor: Osmanl? yönetiminin ”soyk?r?m“ amaçlad???n? gösteren bir belge yoktur.

Ermeni taraf?n?n görü?ünü savunan, zeki bir bilim adam? olan, Türk tarihçi Taner Akçam,  “soyk?r?ma“ i?aret eden bir belge olmad???n? kabul ediyor. Ermeni sorunu konusundaki en tan?nm?? yazar, yorulmadan soyk?r?m tezini savunan Vahakn Dadriyan. Dadriyan, genelde sahte olarak kabul edilen belgelerin esasen gerçek oldu?unu savunuyor: 1920 y?l?nda, Andonian ad?nda bir gazeteci, Talat’?n, sözümona yetimhanelerdeki çocuklar da dahil olmak üzere,  Ermenilerin yok edilmesini emretti?i 40 telgraf? sundu. Bu belgeler Londra ve Paris’e gönderildi. ?ngiliz adalet makamlar? taraf?ndan bunlara hiç ba?vurulmad? ve Talat’? daha sonra öldüren ki?inin olay?n? inceleyen (ve onu serbest b?rakan) bir Alman mahkemesi,  onlar? kabul etmedi. Gerçe?i neredeyse hiç yans?tmayan söz konusu belgeler daha sonra kayboldu. Buna ra?men Dadriyan onlar? savunmaya devam ediyor.

Sözde soyk?r?m? kan?tlayan belgeler hakk?nda söylenecek ne kald?? Andonian’un i?aret etti?i Talat telgraflar?n?n yaz?lm?? olduklar? ka??t, Halep’teki bir Frans?z okulundan geliyor. Dadriyan bunu 1915’teki ka??t s?k?nt?s? ile aç?kl?yor. Valinin imzas? sahtedir. Dadriyan’in cevab? “insanlar imzalar?n? de?i?tirebilir” ?eklindedir. Tarihlerde yanl??l?k var, çünkü sahteciler Müslüman y?l?n?n Mart’ta ba?lad???n? fark etmediler ve belgelere bizim tarihimizle 1915 y?l?na de?il, 1916 y?l?na tekabül eden bir tarih att?lar. Bunlar aç?k ?ekilde sahte belgelerdir ki Osmanl?lar?n “soyk?r?m“ yapmay? amaçlad???na dair yegane kan?t olarak gösterilmektedir. Bu ba?lamda sayg?de?er ABD’li tarihçi Günter Lewy’nin (Amherst üniversitesi – Massachusetts) sundu?u ilave kan?tlar da var. Ad?geçen çal??mas?n?n ürününü mutad yay?mc?s? olan Oxford University Press’e sundu ancak bu yay?nevi, çal??may? “Türk inkar görü?ünü“ temsil etti?i gerekçesiyle, kitab?n? yay?nlamay? reddetti. Ciddi bilimsel çal??maya dayal? olan bu kitap, daha sonra Utah üniversitesi taraf?ndan yay?mland?.

?imdi olay?n can al?c? noktas?na geliyoruz. ?ngilizler, 1918’den 1922’ye kadar ?stanbul’u i?gal ettiler. Ar?ivlere rahatça ula?abiliyorlard? ve Malta’da al?koyduklar? 150 tan?nm?? Türk’ü tutuklad?lar. Soyk?r?m? ispatlayacak hiç bir kan?t bulunamad?. ?ngilizler acilen ABD’ye ba?vurdular ve Türk memurlar? suçlay?c? belgeler olup olmad???n? sordular. ABD konsoloslar?, 1915 ve 1916 olaylar?na ?ahit olmu?lard?. Amerikal?lar?n cevab?: Bizde kan?t yok. ?imdi Ermeni diasporas?ndan tarihçiler ?unlar? iddia edecekler: a) Türk milliyetçiler ?ngiliz görevlilerine bask? uygulad?lar, b) Amerikal?lar daha o zamanlar Orta Do?u’daki petrolle ilgilenmeye ba?lad?lar ve Türklere kar?? bir harekette bulunmak istemediler. Bunlar bir “soyk?r?m“ için inand?r?c? argümanlar m??

Geriye kalan Ermenilere yap?lan katliamlar. Bunlara kimse kar?? ç?km?yor. Soru ?u: Neden katliamlar oldu? Kieser, 1915 y?l?ndaki Türk yöneticilerinin, az?nl?klar? yok etmeye yönelten, ?slamc? cihad ile ihtilalci milliyetçilik kar???m? bir toplu cinnetin etkisi alt?nda kald???na inan?yor. ?imdi Türklerin o zaman Anadolu’yu payla?may? planlayan dü?manlara kar?? bir dünya sava??nda oldu?unu göz önüne getirmek gerekiyor. Ruslar Kafkasya’dan içeri girmi?lerdi, ?ngilizler Çanakkale Bo?az?’na sald?rm??t? ve Frans?zlar K?br?s’ta bir Ermeni gönüllü askerler birli?i olu?turmu?lard?. (Kieser hakl? olarak Franz Werfel’in “Musa Da?’?n 40 günü“ roman?ndan söz ediyor, ancak tarih s?ras?n? gözden kaç?rm??: ?syan sürgünlerden önce oldu ve Fransa’n?n Güney Türkiye’ye müdahalesinin do?rudan sonucuydu.) Van’da bir Ermeni isyan? gerçekle?ti ve Kieser bunun bir savunma eylemi oldu?una inansa da, iki veya üç hafta sonra bölgeyi i?gal eden Ruslar farkl? ?eyler gördüler. Michael Reynolds ilgili belgeleri inceledi. Ona göre Kafkasya Kral?n?n yard?mc?s?, Ermenilerin her türlü zalimli?i yapt???n? not etti – ya?l?lar?, kad?nlar? ve çocuklar? öldürdüler. Ona göre tek teselli, Rusya’n?n “Ermenistan’? Ermeniler olmadan“ ilhak edebilmesiydi. Hiç kimse Ermenileri özellikle takdir ediyor gibi görünmüyor.

Benim bilgime göre, olay?n bir yönü henüz do?ru ?ekilde incelenmedi: Ermeni milliyetçiler ile Rus terörizmi aras?ndaki ili?ki. Kieser’in belirtti?i gibi, Osmanl? Ermenileri iyi entegre olmu?lard?. Oranlar?na göre daha fazla diplomat, yay?mc?, sanatç? ç?kard?lar ve 19. yüzy?l?n ?ngiliz turistleri taraf?ndan “H?ristiyanla?m?? Türkler“ olarak görüldüler. 1821 y?l?nda Yunanl?lar ayakland???nda, Ortodoks Patri?i öldürenler sad?k Ermenilerdi. 1870 y?l?nda, Osmanl? ?mparatorlu?u y?k?lmaya ba?lad???nda, baz? Ermeniler kendilerini milli davaya adam??lard?. Hatta iki Ermeni devrimci örgütünün Rusça isimleri vard?: H?nçak “çan“ anlam?na geliyor ve Ta?nak da “federasyon“ demek.

Dostoyevski figürleri gibi davranan bu ki?ileri takti?i yeterliydi: Polis bir terör eylemi ile k??k?rt?l?yor, polis buna kaba biçimde kar??l?k veriyor, böylece failler suçsuz ve ma?dur gösterilebiliyor ve kamuoyunun sempatisini kazan?yor. Ba?ta da farkl? dü?ünenleri örne?in Van belediye ba?kan?’n? hedef ald?lar. Ermeni milliyetçilerinin terörü bu tarzda, 1880’li y?llarda ba?lad? ve bat? kamuoyunu kendi taraflar?na çekmeyi amaçl?yordu. Bugüne kadar “Ermeni katliam?“ Bat? halk?n?n bilincinde kald?. (Kieser taraf?ndan bahsedilmeyen) Jeremy Salt’?n mükemmel kitab?nda i?aret edildi?i gibi, bu zamanda konsoloslar, Ermeni terörü konusunda uyar?larda bulundular. ?imdiye kadar Türklerin halkla ili?kiler konusunda beceriksiz olduklar? bir gerçek: Zavall?lar iyi yalan söyleyemiyorlar. Ancak daha büyük günahlar? var. Tüm ülke mülteciler üzerine kurulmu?: Kafkasya, K?r?m, Balkanlar. Justin McCarthy’ye göre (Kieser taraf?ndan yine bahsedilmeyen „Death and Exile“ isimli kitapta) yedi milyon mülteci vard? ve bunlardan çok fazla ölen oldu. Sadece Ermenileri hat?rlar ve di?er kurbanlar? unutursak, medeni bir ülkeye lay?k olamay?z ve ?rkç?l?k suçu i?lemi? oluruz.

Olaylar?n bir kurban? da Ermeni Patri?i A??kyan oldu. 1890 y?l?nda aç?kça taraf tuttu ve Kumkap?’da bir vaazda, milliyetçiler konusunda uyar?larda bulundu. Türklerle Ermenilerin bin y?l boyunca birlikte ya?ad?klar?n?, hatta Bizans ile sava?ta müttefik olduklar?n? söyledi. Kültürlerinin geli?ti?ini anlatt? (Gerçekten de Kudüs’teki Ermeni mahallesi ziyaret edildi?inde, kendine ac?madan hiç bir iz ta??mayan harika bir sergi görülebiliyor). Patrik, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun hiç bir bölümünde Ermenilerin ço?unluk olmad?klar?n? vurgulad? (Bu arada en fazla Ermeni nüfusa sahip olan ?ehir Ankara’yd?). Patrik, e?er Ermeni milliyetçiler Türkleri k??k?rt?rsa, bunun sonu gelmeyen bir kan dökülmesine neden olaca??n? ve Ermenilerin felaketi olaca??n? anlatt?.

Patrik tabii ki hakl?yd?. Peki milliyetçilerin cevab? ne oldu? Onu vurdular.

E?er Do?u Türkiye’ye giderseniz, Kars’a u?ray?n. Eskiden fakir ve pis bir ?ehirdi. Son zamanlarda, Hazar petrolünü Akdeniz’e getiren boru hatt? sayesinde önemli ilerlemeler kaydetti.

Kars, Ermenistan s?n?r?nda bulunuyor ve eski Ermenistan ba?kenti Ani’nin kal?nt?lar? Kars’?n yak?n?ndad?r. S?n?r?n ötesine bakarsan?z, orada bulunan ta? oca??n? görürsünüz ve orada kullan?lan dinamitin Türk taraf?ndaki harabelere zarar verdi?ini görürsünüz. Bugün Ermenistan, her y?l nüfusu azalan, fakir bir ülke. En önemli me?gale, vize için kuyrukta beklemek. Sovyetler Birli?i zaman?nda, Ermenistan’?n nüfusu üç milyondu. Ba??ms?zl???n? kazand? ve Karaba?’? Azerilerden ald?. Bu, Ermenistan’a ne getirdi? ?imdi, d?? ticareti olmayan, nüfusu yar?ya dü?mü?, denizsiz bir ülke. ?stanbul’da kaçak ya?ayan 70 bin Ermeni var. Gerçek ?u ki, ba??ms?zl?k Ermeni halk?na Türklerin yapt???ndan daha çok zarar verdi. ?imdi o zamankinden 1,5 milyon daha az Ermeni var.

Ermeni diasporas?, kendi ülkesinin ç?karlar?n? dü?ünseydi, o zaman sorunu görürlerdi. O zaman, 1915’te sava? vard?. H?ristiyanlar ile Müslümanlar dü?man olmaya zorland?lar. Her ikisi de hata yapt?. Olaylar?n ba? sorumlulu?unu ta??yan Osmanl? Bakan? Talat Pa?a’n?n hat?ralar? gerçek gibi geliyor: Olanlar ho?una gitmiyordu. Ermeni trajedisi herkes için bir trajedi: Türkler için oldu?u kadar Ermeniler için de. Türkiye’nin kendini toparlamas? için iki nesil gerekti. Ancak dürüst olal?m: Kim kimi k??k?rtt?? Franz Werfel “40 gün“ ün önsözünde ?öyle yazm??: “Türklere kar?? polemi?e girmeyin“. Modern Türkiye, Atina ile Singapur aras?nda bölgede, insanlar?n ya?amak isteyebilecekleri tek ülkedir. Çok büyük bir göçmen sorunu ile kar??la?m?? olan bir ülkedir, ki Ermeni göçmenleri bunlar?n sadece bir parças?yd?. Aralar?nda ünlü bilim adamlar?n?n da bulundu?u Yahudiler, Türkler taraf?ndan Hitler’den, tam Werfel kitab?n? yazd??? zaman kurtar?ld?. O, ne dedi?ini biliyordu.

Edinburg do?umlu Norman Stone Avrupa tarihinde uzmanla?m?? ?ngiliz bir tarihçidir. Büyük say?da tarih çal??malar? aras?nda bir Hitler biyografisi bulunmaktad?r. Oxford Üniversitesinde 13 y?l boyunca Prof. olarak Modern Ça? tarihi dersi verdikten sonra  Türkiye’ye yerle?mi? ve halen Koç Üniversitesinde ö?retim görevlisidir. ?ngilizceden Hanspeter Born taraf?ndan çevrilmi?tir.

** Hans-Lukas Kieser “ERMEN? TRAJED?S?”
Weltwoche 42/06 19-25 Ekim 2006
 
--Geçti?imiz Yüzy?l?n Ba??nda Yakla??k Bir Milyon H?ristiyan Ermeni, Türk Siyasetçilerin Emriyle Öldürüldü. Yar? Cihat, Yar? Milliyetçi-Darvinist Tasfiye Olan Bu Soyk?r?m, Türkiye Taraf?ndan Bugüne Kadar ?nkar Edildi--

Osmanl? ?mparatorlu?u 15. yüzy?lda kendini bir dünya gücü olarak kabul ettirdi?inde, bu baz? gayrimüslimler için H?ristiyan Bizans hükümranl???ndan veya bir çok Yahudi’nin ?stanbul ve Selanik’e kaçt?klar? ?spanyol engizisyonundan daha cazipti. 16. yüzy?lda imparatorluk Balkan yar?madas? ve Anadolu’dan Kuzey Afrika’ya ve Arap yar?madas?na kadar geni?ledi. Fatih Sultan Mehmet’e yak?n bir tarihçi, hanedan?n atas? Osman’?n H?ristiyanlar için söyledi?i iyi sözleri yazd?: „Onlar bizim kom?ular?m?z. Biz bu topraklara (Anadolu) vatans?z olarak geldik ve onlar bizi iyi kar??lad?lar. Bizim de onlara de?er vermemiz uygun olur.“ Neden Müslüman-H?ristiyan sayg?s?ndan nefret, eski Osmanl? ho?görüsünden 1915/16’da H?ristiyan kar??t? yok etme do?du?
 
Genç Basel’li ö?retmen Beatrice Rohner, 1899 y?l?nda ?stanbul’a ve daha sonra da görevli olarak bugünün Do?u Türkiye’sinde bulunan Mara?’a (bugün ?sviçre’de buradan gelen Türk ve Kürt kökenli birçok göçmen bulunuyor) geldi?inde, a??r krizler görülebiliyordu, ancak bunlar? a?mak için umut vard?. Rohner ile do?u misyonu için yurt d???na ç?km?? olan ?sviçreli Jakob Künzler’in amaçlar? yard?mc? olmakt?. Çünkü 1895 sonbahar?nda Anadolu’nun Osmanl? vilayetlerinde, Ermeni kurban say?s? o zamanlar Rusya’daki Yahudi katliamlar?ndakinden kat kat fazla olan Ermeni kar??t? ?iddet patlak vermi?ti. Ortada iyile?tirilecek onbinlerce yetim vard?.

Bunu yapanlar?n argüman?, Ermeni cemaatinin isyanc?lar için uygun zemin olu?turdu?u ve d?? destek ile yönetime gelmek istemeleriydi. Katliamlara yetkililer taraf?ndan göz yumuldu, s?k s?k da aktif olarak desteklendi. Asl?nda devrimci küçük gruplar vard?, bunlardan bir tanesi 1886 y?l?nda Cenevre sürgününde kurulmu?tu. Bu suç dini nedenlerle hakl? gösterildi: ?syanc? gavurlar? öldürmek ?slami yükümlülüktür, Halife bu konuda ça?r? yapm??t?r.“

19. yüzy?l sonlar? sadece modern bir ?slam’?n de?il, ayn? zamanda devlet ?slamc?l???n?n yan?s?ra camilerde gayr? Müslimlerin (“gavur”) öldürülmesi ça?r?s? yapan bir ?slamc?l???n do?umuna sahne oldu. Bu arada Osmanl? reformcular?, H?ristiyanlar? hor gören bir tan?m olan gavur’un kullan?lmas?n? 1856’da yasaklad?lar. 1895 y?l?ndaki katliam?n ana nedeni ya?ma idi. Yerel Sünni Müslüman failler, daha iyi e?itim görmü? olan, ekonomik olarak kalk?nmaya çal??an az?nl?klara imreniyorlard?. 1908’deki Jöntürk devrimi, bir an için ilerici memurlar ile gayrimüslim ayd?nlar?n birlikte hareket ederek, halklar?n uzla?mas?n? mümkün k?lacaklar? bir hareket gibi göründü. Aralar?nda Urfa’da bir hastanenin yap?l???nda bulunan Künzler’in de yer ald??? ?üpheci ça?da?lar ile birlikte bir çok ki?i yeni dönemi memnuniyetle kar??lad?lar. 1913 y?l?nda Jöntürk komitesi ?ttihat ve Terakki bir diktatörlük kurdu?unda, sertlik yanl?lar? ba?ar?ya ula?m??lard?. Sertle?meye d?? olaylar da katk? yapt?: ?talya, 1911 y?l?nda Osmanl?’ya ait olan Libya’y? i?gal etti ve Balkan ülkeleri 1912 y?l?nda Avrupa’daki son Osmanl? topraklar?na sald?rd?lar. Bu Balkan sava??nda imparatorluk Selanik’i kaybetti ve yüzbinlerce Müslüman mülteci durumuna dü?tü.

--?ttihat ve Terakki Komitesi--   

Komplocu ?ttihat ve Terakki Komitesi, merkezini Selanik’ten ?stanbul’a ta??d?. Merkez komitenin bir çok üyesi, eski posta memuru Talat ve astsubay Enver gibi, Balkan kökenliydi. 1913 y?l?nda Talat (39) ile Enver (32) imparatorlu?un zirvesindeydiler. ?slamc? ve Pantürkizm yanl?s? Sava? Bakan? Enver, sadece imparatorlu?un yeniden kurulmas?n? de?il, ayn? zamanda büyümesini hedefledi: Arap dünyas? ve Balkanlar’?n yan?s?ra Orta Asya’daki „Rusya Türklerini“ de kapsamal?yd?. Amac?na ula?mak için sava?? tercih etti. Komite üyeleri aras?nda, Anadolu’yu Türklerin yurdu yapma konusunda fikir birli?i vard?. Ayn? ?ekilde Selanik kökenli olan ve daha sonra cumhuriyeti kuran subay Mustafa Kemal (Atatürk) de bu ideali payla??yordu. Kemal, Enver’in ki?isel rakibi olarak komite üyesi de?ildi ve daha sonra yap?lan soyk?r?ma kar??mad?.

Jöntürkler emperyalist bir siyaset izleseler de milliyetçili?e umut ba?lad?lar. Böylece, genç e?itimli Türk ayd?nlar?n? arkalar?na ald?lar. 1913 y?l?nda Lozan’daki bir Türkçülük kongresinde, „Anadolu’yu vatanlar? yapmaya“ ant içtiler. Komite, Anadolu’daki Türk olmayan Müslümanlar?, özellikle de Kürtleri, uzun vadede asimile edilebilir olarak görüyordu. Bunun aksine H?ristiyanlar asimile edilemez kabul ediliyorlard?. Daha 1914 ba?lar?nda, Ege k?y?lar?nda ço?unlu?u Rum Ortodoks olan H?ristiyanlara kapsaml? bir sürgün yap?ld?. Bu olaylar, ba?kanl???n? Celal Bayar’?n yapt???, komitenin ?zmir ?ubesi taraf?ndan organize edildi. Bayar daha sonra bakan ve 1950-60 y?llar? aras?nda da Cumhurba?kan? oldu.

--Birinci Dünya Sava??--  

Birinci Dünya Sava?? olmasayd?, bir soyk?r?m olmazd?. ?lk ba?larda yeni bir Balkan sava?? gibi görünen olaylar, 1914 y?l?nda gergin siyasi ortam içinde yay?larak bir dünya sava??na dönü?tü. Alman ?mparatorlu?u, Temmuz ay? sonunda birden bire Enver’in ittifak teklifini kabul etmeye haz?r oldu?unu bildirdi ve 2 A?ustos tarihinde, Rusya ile zaten ba?lam?? olan sava?a Osmanl?lar?n da bir an önce girmesini ?srarla isteyen gizli bir antla?ma imzaland?.

Almanlar, do?u cephesini rahatlatmak için Rusya’ya kar?? acil bir eylem için ?srar ettiler. 1914 y?l? sonlar?nda Enver’in Kafkasya seferberli?i, t?pk? kay?nbiraderi Cevdet’in Kuzey ?ran’da ya?ad??? gibi fiyaskoyla sonuçland?. Bunun sonucunda milislerin kat?ld??? korkunç bir küçük sava? ç?kt?. Bu, s?n?r bölgesinde bir çok Müslüman ve H?ristiyan sivilin ölümü ve komite taraf?ndan körüklenen H?ristiyan kar??tl???n?n artmas? ile sonuçland?. Cevdet, ?ran ve Rusya s?n?r?nda bulunan Van vilayetinin askeri komutan? ve valisiydi.

Komite Osmanl? Ermenilerini toplu ihanet ile suçlad?: Ermeni liderler 1912 sonunda Avrupa diplomasisinden reform yard?m? istemi?lerdi, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun 1914 y?l?nda imzalad???, Do?u Anadolu için bir reform plan? olu?mu?tu. Plan, daha fazla güvenlik, demokrasi ve uluslararas? kontrol öngörüyordu. Komitenin 1914 A?ustos’unda ilk ald??? önlem plan? kald?rmak oldu. Sava? Ermeni cemaatine ku?kulu göründü. Bir kaç bin Ermeni Rus ordusunun taraf?na geçti.
 
1908 y?l?ndan beri komite ile seçim ittifak? içinde bulunan Ermeni partisi Ta?nak, 1914 A?ustos’unda komitenin intihar niteli?indeki Rus-Ermeni topraklar?ndaki (Ermeni yerle?im bölgelerinin büyük bölümü Osmanl? topraklar?nda, küçük bir bölümü de Rusya topraklar?ndayd?) Çarl?k rejimine kar?? gerilla olu?turma teklifini reddetti. Sonuçta, Nisan 1915’te Van Ermenileri, bir çok Ermeni’yi katlettiren Cevdet’e kar?? kendilerini savundular. Bir Rus sald?r?s? sayesinde yok edilmekten kurtuldular.
 
“Van’daki Ermeni isyan?“ bugüne kadar, Osmanl?’y? s?rt?ndan hançerleyen Ermeni efsanesini besledi. Son zamanlarda ula??labilen Osmanl? askeri kaynaklar?, bir Ermeni isyan? d???ndaki her tezi destekliyor. Nisan ortalar?nda Hasankale’den (Erzurum) gelen askeri bir telgraf, „?imdiye kadar ciddi bir toplu isyan hareketi için cesaret yok“ saptamas?n? yap?yor. Bir ay sonra orada genel bir „sevkiyat“ ba?lad?.

 --Soyk?r?m--  

1915 ?ubat ay? sonunda Enver, Ermeni bir piskoposa,  müte?ekkir ?ekilde „Ermeni Osmanl? askerlerinin sava?taki yükümlülüklerini yerine getirdiklerini kendi gözleri ile gördü?ünü“ yazd?. Bu vazifeye uygun erkekler, 1914 A?ustos’unda orduya al?nd?lar. Ancak, Do?u Anadolu Müslüman ve H?ristiyanlar? aras?ndaki asker kaça?? say?s? yüksekti. Yine de, Alman General Liman von Sanders komutas?ndaki Osmanl? kuvvetleri, itilaf devletlerinin 1915 Mart’?nda ?stanbul’a yapt??? sald?r?y? püskürttüler. Avusturya’n?n ?stanbul askeri ata?esi General Pomiankovski, bu zafer „Türk halk? ve özellikle de Konstantinopolis’teki yönetim üzerinde büyük bir etki yaratt?“ diye yazd?. „?imdiye kadarki güvensizlik ve moral çöküntü kayboldu ve yerini iyimserlik ve kendine güven ile ac?mas?z bir ?ovenizme b?rakt?.“

„Ac?mas?z ?ovenizm“ ile kas?t, komitenin Ermeni varl???n? geni? çapl? ?ekilde yok etmeye ba?lamas? idi. Orta ve Do?u Anadolu’daki Ermeni askerlerin silahlar? al?nd? ve öldürüldüler. Komite, 24 Nisan’dan itibaren ?stanbul ve vilayetlerdeki Ermeni ayd?nlar? tutuklamaya, i?kence yapmaya ve ço?unu öldürmeye ba?lad?. Örne?in, Osmanl? meclisinde milletvekili olan hukukçu ve yazar Krikor Zohrab, ülkenin iç kesimlerine yolland? ve Urfa yak?nlar?nda kendisine refakat eden subay taraf?ndan vuruldu. Urfa’daki her iki komite komiseri de, Künzler’in doktor arkada?lar?ndan ö?rendi?ine göre, ?ehir doktorunu ölüm nedenini gizleyen bir rapor yazmaya zorlad?lar.

May?s 1915’ten itibaren, Talat yönetimindeki ?çi?leri Bakanl???, Anadolu’daki tüm Ermenilerin „sevkiyat“ ?n? (Osmanl? terimi böyle) emretti. Bir ço?u, Suriye’deki Halep yak?nlar?ndaki çölde bulunan toplama kamp?na sürüldü, di?erleri ise Karadeniz’de bo?uldu. Enver’le birlikte s?k s?k yolculuk yapan Pomiankovski, „bu barbar emrin uygulanmas?, asl?nda Anadolu’daki Ermeni ulusunun kökünü kurutmakla ayn? anlama geliyordu“ diye yazd?. Aralar?nda çocuklar, ya?l?lar ve hamileler de bulunan bir ço?u haftalarca yayan gitmek, açl?k ve susuzluk çekmek, eziyet görmek zorunda kald?lar. Bat? Anadolu’da bulunan di?erleri, Berlin-Ba?dat treninin yük vagonlar?nda gittiler. Do?u Anadolu’da delikanl?lar ve erkekler, aras?ra da kad?nlar ve çocuklar sistematik olarak  katledildiler. Bat? Anadolu’dan bir çok erkek de Halep’e ula?may? ba?ard?. Bir çok çocuk anne ve babas?n? kaybetti ve yapayaln?z kald?. Açl?k ve susuzluk nedeniyle yava? yava? ölmenin, ?iddet sonucu ani ölümden çok daha kötü oldu?unu vurgulayan Künzler „ yolculukta ölen ve öldürülenler ?ansl?“ diye yazd?.

Baz? yörelerde yok etme engellerle kar??la?t?. Ancak sadece Van ve Musa Da?’daki Ermeni direni?i, takibata u?rayanlar? kurtarmay? ba?arabildi. Urfa’da ise ba?ar?s?z oldu: Jakob Künzler, ?ehirdeki katliam?, bir çok tan?d???n hüzünlü gönderili?ini ve Ermeni mallar?n?n sat?lmas?n? etkili ?ekilde yazd?. Kar?s? ile birlikte, ortadan kaybolanlara yard?m faaliyetine kat?ld?. Onu en çok sarsan, „özellikle delikanl?lara da yap?lan tecavüzler, onur k?rmalar, namusunu lekelemeler“ oldu – subaylar inan?lmaz, anlat?lmaz ?eyler yapt?lar. Ermeni erkeklerinin kaçmalar?na yard?m etmenin cezas? idamd?, buna ra?men onlara yard?m etmeye cesaret eden Müslüman dostlar? vard?.

Amerikal? misyoner Tacy Atkinson, Elaz??’dan s?n?rdaki Dersim’e adam kaç?rma hizmetlerini organize ediyordu: Alevi Kürtler, ortadan kaybolanlar? Amerikan hastanesinden al?p, para kar??l???nda da?lara götürüyorlard?. Oradan Ruslara giden gizli yollar vard?. (Ruslar, 1916’da Erzincan’a kadar geldiler, ancak Rus devriminden sonra geri çekildiler. Ayn? ?ekilde geri çekilen Ermeniler de vah?et yapt?lar. Türk medyas?nda gösterilen toplu Müslüman mezarlar?, e?er do?ru kimlik tespiti yap?ld?ysa, 1918 ba?lar?ndaki bu olaylarla ba?lant?l?.)

Elaz??’daki K?z?lay hastanesinin Türk idarecisi, Atkinson ile birlikte, gönderilenlere yard?m etti, ancak derhal görevden al?nd?. H?ristiyan misyoner, bu Müslüman? „cennette bir daha görmeyi“ umdu.

Elaz?? ili, sürülenlerin bir ço?u Gölcük gölü k?y?s?na getirilip, orada öldürüldü?ü ve ya?ma edildi?i için mezbaha ad?n? ald?. Tacy’nin kocas?, Amerikal? doktor Atkinson ile ABD Konsolosu Davis’in 1915 Ekim’i ba??nda yapt?klar? bir ara?t?rma gezisinde, deh?et ve utanmazl?k ortam? hakimdi. Ço?unlu?u ç?plak kad?n ve çocuklardan olu?an cesetlerin say?s?n?n en az 10 bin oldu?unu tahmin ettiler. „Vücutlar?n ço?unda kar?n veya gö?üs bölgesinden g?rtla?a kadar uzanan süngü yaralar? vard?. Cephane çok de?erli oldu?undan, pek az? vurularak öldürülmü?tü. Süngü ve b?çakla öldürmek daha ucuza geliyordu“ diye yazd? Konsolos.

Bu olayda, bölge Kürtlerini fail olarak suçlamak için materiyel ve cinsel sadist tahrikler yetmi? gibi görünüyordu. Genel olarak bu tür katliamlar?n sorumlusu, merkez komite üyesi Bahaettin ?akir yönetimindeki özel te?kilatt?. ?akir, 1915 Nisan’? ba?lar?nda, ba?kentteki önemli toplant?lardan do?uya geri döndü. Te?kilat? askeri fiyasko nedeniyle Kafkaslar’da Ruslara kar?? kullan?lamad??? için soyk?r?ma alet edildi. Erken tahliye edilen suçlular te?kilata al?nd?, Kürt a?iretleri dahil edildi. Dikkat çekici ?ekilde, Çarl?k rejiminin mültecileri olan bir çok Çerkez ve Çeçen de te?kilat içinde faaldi. Ermenileri, ezeli dü?manlar? Rusya ile özde?le?tiriyorlard?.

Sevkiyat 1915 Haziran’?ndan Ekim’ine kadar sürdü. Elaz??’a s?n?r olan Diyarbak?r ilinin valisi Dr. Re?it, 1889 y?l?nda askeri T?p okulunda ö?renci grubu olarak kurulan komitenin kurucular?ndand?. 1915’te hala mevkisini koruyan tek kurucu üye oydu. 28 Eylül 1915 tarihinde, lideri Talat’a çekti?i telgrafta, vilayetinden 120 bin Ermeni’yi ba?ar?yla „uzakla?t?rd???n?“ yazd?.

Re?id notlar?nda Ermenileri “Müslümanlar?n kan?n? emenler“ olarak niteledi. Komite sekreteri ile yapt??? bir görü?mede, öldürülmeleri doktorluk yükümlülü?ü olan „Ermeni e?kiyalar“ ve „mikroplar“ dan söz etti. Komitee sekreteri Mithat ?ükrü daha sonra, valinin bir bilim adam? olarak do?ru davrand???n? söyledi.

Münferit sevkiyatlar 1916’ya kadar devam etti. Talat, 1916 sonunda bir ara?t?rma gezisi yapt? ve Medine ?erifine yazd??? telgrafta, „Müslümanlar?n Ermenilerden kalan dükkanlar? ve mallar? almalar? için Ermenileri uzakla?t?rman?n ne kadar do?ru oldu?unu“ yazd?. Komitee ülke içinde din ve inanç ile alay etmekten ho?lan?yordu. Sosyal Darvinizm’in „bilimsel yasas?“ olan, güçsüz ve tehdit olu?turan rakiplerin elimine edilmesi gerekti?ine inan?yordu.

Soyk?r?m?n ana nedeni din de?il, kitle ya?ma cinayetleri idi: Anadolu’nun Türkle?tirilmesi ve Ermeni mallar? ile kad?n ve çocuklar?n ya?ma edilmesi. Gerçi ?eyhülislam, 1914’te Almanya’n?n ?srar? ile cihat ça?r?s? yapt?. ?slam burada öncelikle halk? k??k?rtmak ve failleri cesaretlendirmek için kullan?l?yordu. Künzler’in yak?n dostu Urfa Kad?s? gibi baz? dini liderler, ?slam eti?i ihlal edildi?i için ele?tirilerde bulundular. Ancak onlar bir az?nl?kt?. Bir o kadar ac? olan da, Türkiye’deki kalbur üstü Müslüman tabakan?n bugüne kadar 1915 olaylar? konusunda inand?r?c? sözlerden yoksun olmas?yd?.

Makul tahminlere göre, bir ila 1,4 milyon ki?i soyk?r?m kurban? oldu. Bunlar?n yar?dan fazlas? 1915’teki katliamlar ve sevkiyatlarda, geri kalan? ise 1916/17’de Halep’teki kamplarda öldü.

Soyk?r?m?n ikinci safhas?, sevkiyatlardan sonra hayatta kalan ve Halep’teki toplama kamplar?na sürülen yüzbinlerce Ermeni’yi etkiledi. Buras?, her gün binlerce insan?n açl?k, susuzluk ve hastal?ktan öldü?ü bir ölüm yeri idi. Yirmiden fazla olan kamplardan birinin ismi Islahiye idi. Rohner ve onun yan?nda çal??an Paula Schaefer’in 1915 Aral?k’?nda Islahiye’ye yapt?klar? ziyaretin raporunda „Hemen giri?te gömülmemi? olan bir y???n ceset vard? (...) hemen yan? ba??nda a??r dizanteri hastalar?n?n yatt??? çad?rlar. Çad?rlar ve çevrenin pisli?i tarif edilemez. Ölüler komisyonu bir günde 580 ceset gömdü“ yaz?yordu.

--Kanl? Sona Gidi?--  

Planl? bir ölüm mekanizmas?: Canl? kalanlar?n ço?u iskan ettirildi. Yap?c? at?l?mlar ve yerel halkla iyi temaslar oldu. Ancak komite buna izin vermedi, çöl kenti Deir Zor’un valisi  Ali Fuad gibi insanca dü?ünenler görevden al?nd?. Canl? kalanlar?n ço?una ?ehrinde yeni bir sade ba?lang?ç imkan? sundu, ancak 1916 Temmuz’unda yerine, yok etme uygulay?c?lar?ndan Salih Zeki geldi. Tüm kamplar tasfiye edildi, Halep kamp?ndakiler daha do?udaki Der Zor’a sürüldü. Bu yoketme safhas?n?n faili olarak, 1916 ba??nda Adana vilayetinin ba??na getirilen, Enver’in kay?nbiraderi Cevdet’e rastl?yoruz.

Rohner: „Deir el Zor ve çevresinde huzur bulan 80 bin ki?i, daha sonra F?rat üzerinden geçirilmek üzere büyük bir kampa topland?. Ac? bir yürüyü? daha oldu ve yollar?n uza??nda, Avrupal?lar?n gözlerinden uzakta çeteler, hükümetlerinin emriyle son hayatta kalanlara kanl? bir son haz?rlamak için bekliyorlard?. Kendi yaral? olan mülteciler bize korkunç haberi getirdiler.“ Oldukça hüzünlü bir bölüm: Yakla??k 2000 yetim çocuk arabalarla götürüldü, bu arabalardan baz?lar? dinamit ile havaya uçuruldu, geriye kalanlar ma?aralara dolduruldu ve yak?ld?.

Beatrice Rohner 1915 Kas?m’?nda Mara?’tan ?stanbul’a ça?r?ld? ve uluslararas? te?kilatlar taraf?ndan Halep d???ndakilere yard?m götürmesi istendi. Ülkeyi ve dilini bilen bir ?sviçreli bayan olarak, hareket serbestisi ve tecrübeye sahipti.

Yard?m te?kilat? Near East Relief kendisine yüzbinlerce dolar verdi. Rohner, 1915 sonunda Halep’e geldi. Orada komite üyesi olmas?na ra?men Ermeni politikas?n? yar?m yamalak payla?an, güçlü Denizcilik Bakan? ve Suriye askeri valisi Cemal ile kar??la?t?. Daha sonra Rohner, yasal olarak Halep’teki yetimlere  bakarken, bir yandan da yasa d??? ?ekilde kuryelerle kampa yard?m getiren bir a? kurdu. Cemal, Rohner’in Halep’te insani çal??malar yapmas?n? hijyenik nedenlerle istemeyerek kabul etti: „Halk?n büyük bir bölümü gelenlerden tifüs kapma tehlikesiyle kar?? kar??ya ve bir çok evsiz çocuk ?ehir için ac?“. Rohner gündüzleri yetimlerle ilgilendi, bugün ço?u Alman ve ABD ar?ivlerinde bulunan raporlar yazd? veya yetkililerle mücadele etti. Örne?in, ?l?ml? Cemal’in yerine gelen Halep valisi, sertlik yanl?s? Abdülhalik Mustafa Renda ile (Renda daha sonra Kemalist cumhuriyette bakan oldu). „Hiç bir gün, Türk nefret ve yok etme iste?inin pe?imizde oldu?unu ve küçük bir halk?n kendi gücünden kaçmas?n? ne pahas?na olursa olsun engellemek istedi?ini unutturmad?.“ Rohner, Basel’deki yard?m komitesinden, raporlar? yava? yava? aç?klamas?n?, isminin her yerden kald?r?lmas?n? ve Ermeniler yerine fakirler yaz?lmas?n? istedi.

Rohner, ABD Konsolosu Jackson, Alman Konsolosu Rössler ve ?sviçreli i?adamlar? taraf?ndan desteklendi. Maalesef konsoloslar?n güçleri „çok k?s?tl?yd?“. Rohner, bin kadar Ermeni çocu?un yan?s?ra, bir çok kad?n ve bir kaç erke?i yard?mc? olarak himayesi alt?na almay? ba?ard?. Ayr?ca yakla??k on bin kad?n, ordunun tekstil atölyelerinde bar?na?a kavu?tu: Atölye yöneticisi Albay Kemal, Rohner ile i?birli?i yapt?.

Rohner, geceleri kuryeler al?p –kamplardan cesur erkekler -  giysilerine para dikti ve kamplardan gelen bir çok mektuba cevap yazd?. „Bu mektuplarda ne çok sefalet ve keder var. Sars?labilecek her ?eyin sars?ld??? bu ortamda, <Allah sizi unutmad?> demek gerekiyor.“ Baz? kuryeler yakaland?, i?kence gördü ve öldürüldü.

Kuryelerden biri, Halep yolculu?undan sa? kurtulan, Rohner’in Mara?’tan tan?d??? Garabed idi. Genç adam „ya?l? birine dönü?mü?tü (...) ancak derin bir ciddiyet ve kutsal bir kararl?l??a sahipti.“ Garabed, bedevi k?yafeti içinde Der Zor’a kuryelik yap?yordu.

Soyk?r?m kavram?n?n yarat?c?s? ve 1948’deki BM konvansiyonuna önayak olan Raphael Lemkin, 1959 y?l?nda ?unu saptad?: „F?rat’a at?lan veya Der Zor yolunda katledilen Ermeni erkek, kad?n ve çocuklar?, BM soyk?r?m konvansiyonunun kabul edilme yolunu haz?rlad?lar.“ Ba?ka bir bölümde „Auschwitz ve Dachau’daki f?r?nlar?n s?cakl???“ ve „yüzbinlerce H?ristiyan Ermeni’yi yakan Halep çölünün öldürücü s?ca?? – 1915 soyk?r?m?n?n kurbanlar?“ diye yazd?. Elie Wiesel bu ba?lamda „soyk?r?m öncesi soyk?r?m“ dan söz ediyor.

17 Mart 1917’de, kamp tasfiye edildikten ve yetimler nakledildikten sonra, Rohner ruhsal çöküntüye u?rad?. Künzler Urfa’dan geldi ve onu ald?. Rohner, ya?ad?klar? konusundaki sorulardan y?llarca kaç?nd?, „bu benim için çok zordu. Hala Türk hükümetinin bir emirle 1000 yetimi benden al??? gözümün önünde (...) En son gördü?üm, özel bir trenin onlar? al?p götürdü?ü, daha sonra onlar?n ve benim üzerimize karanl?k çöktü.“

Rohner için teselli, daha sonra tüm çocuklar?n ya?ad??? haberi oldu. Ancak 1933 y?l?nda, Almanya’daki bir misafir evinin ilahiyat yöneticisi olduktan ve Nazi egemenli?i ba?lad?ktan sonra,  bir rapor yazd?. Bu, Musa Da?’daki Ermeni direni?ini anlatan Franz Werfel’in belgesel roman? „Musa Da?’?n K?rk Günü“ ile birlikte Do?u Avrupa’n?n Yahudi gettolar?nda okunan  bir eser oldu.

Werfel’in roman? gibi Rohner’in direni? öyküsü de, bir devletin yok etme program?na kar?? silahl? mücadelenin ba?ar?l? olaca??n? umman?n yersiz oldu?unu anlat?yor. Jakob Künzler ise, Yak?n Do?u’da kald? ve birikimlerini ?ngiliz Filistin’in de konsolos olan genç arkada?? Carl Lutz’a aktard?. Lutz 1944’de Budape?te’de konsolostu ve on binlerce Yahudi’nin yasa d??? kurtar?lma operasyonuna karar verdi?inde Künzler’in tecrübelerinden faydaland?. “

Kaynakça:

Hans-Lukas Kieser, Elmar Plozza (Hg.): Der Genozid an den Armeniern, die Türkei und Europa. Chronos, Oktober 2006. 200 S., Fr. 38.–

Hans-Lukas Kieser, Dominik J. Schaller (Hg.): Der Völkermord an den Armeniern und die Shoah. Chronos, 2002. 450 S., Fr. 68.–

Jakob Künzler: Im Lande des Blutes und der Tränen. Erlebnisse in Mesopotamien während des Weltkrieges (1914–1918). Chronos, 1999. 200 S., Fr. 34.–

Franz Werfel: Die vierzig Tage des Musa Dagh. Roman. Fischer, 1990. 989 S., Fr. 26.80

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »