Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

'TAR?HÇ?'

Murat BELGE
11 Aralık 2006 - Radikal

!Şà0="justify">Bir toplumun gerçeklikle ili?kisi, onun ö?renilmesi ve ona göre tutum geli?tirilmesine de?il de, onun reddi ve çarp?t?lmas?na ba?lan?nca, dü?ünsel-ideolojik hayat?n gerçekli?i kavramak için geli?tirilmi? araçlar?, kavramlar? vb. anlam?n? kaybeder ve as?l amaçlar?n?n kar??t? i?levler yüklenirler. Ne gibi durumlar olur da toplumlar veya toplumlar?n belirleyici-yönlendirici kesimleri bu tür davran?? kal?plar? üretir, bu ayr? konu.
Ama çe?itli nedenlerle Türkiye bu dedi?im kal?plara uyuyor. Hep uyard?, ama son 10 y?ld?r bu dedi?im tezahürlerin evrensel arketipi haline geldi.
Ermeni k?y?m? konusunda geli?tirilen sa?l?ks?z politikalar çerçevesinde, 'tarihçi' kavram?n?n kendisi de sistematik çarp?tmalardan nasibini ald?. Türkiye son dönemde, resmi düzeyde, 'Bu i?in s?rr?n? çözmeyi tarihçilere b?rakal?m' diye özetlenen bir politika geli?tirdi. Bu politika, söz konusu sorunun a??lmas?na do?ru bir yol açmad??? gibi, 'tarihçi' kavram? çerçevesinde de bir y???n mistifikasyon yarat?yor. Sokaktaki adam?n 'tarihçi'nin ne oldu?unu bilmesini dünyan?n hiçbir yerinde -ne yaz?k ki- bekleyemeyiz. Ama burada, sokaktaki adam?n bilememesine hay?flanmak bir yana, i?i okumak ve yazmak olan ki?ilerin veya bizzat s?fat? 'tarihçi' olanlar?n da ayn? mugalatalar içinde rahat rahat dola?t???n? görüyoruz.
'Tarihçiler çözsün' demek, yaln?z tarihyaz?m?n?n de?il, bütün bilimsel prati?in yanl?? anla??lmas?na dayanan bir slogand?r. Hiçbir zaman, hiçbir tarihçi ç?k?p bize 'nihai tarihi gerçek'i söylemeyecektir. Bu imkâns?zl?k, do?rudan do?ruya, nesnel gerçeklikle insan zihninin kar??l?kl? konumlanma biçimlerinin bir sonucudur.
Söz konusu sorun, 'a?ac?n alt?nda gömülü define bulmak' gibi bir sorun de?il; tarihi oldu?u kadar politik bir sorun. Onun için bir gün bir tarihçi (ya da bir grup tarihçi) gelip birkaç kâ??t okuyup, 'Efendiler, nihayet esrar? çözdük. Dinleyin...' demeyecek.
Ama bir de bunun tersi var: varsay?msal, ama gerçekte var olmayan bir 'tarihçi'ye bu olmad?k ayr?cal??? tan?rken, ayn? söylemin sahipleri, s?fat? 'tarihçi' olmayanlar?n bu konuyu tart??mas?n? da yasaklama havas?na giriyor.
Her ?eyden önce, ya?ad???m?z dünyan?n bir olgusu, 'i?bölümü' ve 'uzmanla?ma' dedi?imiz ?ey. Onun için, bu aç?dan bakacaksak, 'tarihçi' s?fat? da yeterli de?il. Neyin, hangi dönemin tarihçisi? Bunun da sonu yok asl?nda. 20. yüzy?l tarihçisi olursun, Ermeni k?y?m? konusunu incelememi? olursun. ?ncelemi? olursun, ama orada uzmanla?m?? ki?i kadar iyi bilemeyebilirsin.
Peki, 'uzmanla?m??' ki?i kim? Biri ç?k?p 'Ben 20 y?ld?r bu alanda çal???yorum' dese -hele böylesine yak?c? bir siyasi konuda- 'Eh, adam 20 y?ld?r çal???yormu?, öyleyse o biliyordur do?rusunu' mu diyece?iz?
Sartre 'Fransa, Cezayir'de soyk?r?m yap?yor' dese, Figaro'nun ba?yazar? kalk?p ona, 'Sen bu i?in uzman? de?ilsin, konu?ma!' diyebilir mi?
O zaman 'bilgi' ne? Niçin durmadan okuyor, ara?t?r?yor, ö?reniyoruz?
Ben edebiyatç?y?m, o halde resim üstüne konu?amam, tarih üstüne konu?amam, politika üstüne konu?amam, sosyoloji, antropolojiden anlamama imkân yok. Hele biyoloji konusunda hiçbir fikir sahibi olamam?
??te her kavram böyle çarp?k çurpuk ediliyor.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »